Mercek Altında

Suriye'de Arazi Kamulaştırmalarına Yönelik Protestolar.. Nereye?

Paylaş
okunma
Suriye'de Arazi Kamulaştırmalarına Yönelik Protestolar.. Nereye?
Yazı boyutu

Rif Şam vilayetinden bir grup bölge sakini, 26 Eylül 2026 Cumartesi günü Rif Şam'a bağlı Dahiyat Kudsaya bölgesinde bir protesto gösterisi düzenledi. Göstericiler, 1983 tarihli ve 20 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan Kamulaştırma Kanunu'nun yürürlükte kalmasını ve arazileri üzerinde yatırım projeleri kurulmasını protesto etti; söz konusu projeler için ilk kazı çalışmalarına başlayan iş makinelerini durduran bölge sakinleri, arazilerinde konut projeleri yürütmekten sorumlu "Ebyat Hills" ve "Şam View" şirketlerinin merkezlerini bastı.

Bu esnada, Şam kentindeki yerel koordinasyonların bir kısmını bünyesinde barındıran Şam Topluluğu, hakların sahiplerine iade edilmesini talep eden bir bildiri yayımladı. Bildiride, Anayasal Bildirge'de öngörüldüğü üzere hakları koruyan ve mülkiyeti güvence altına alan adil çözümlere ulaşmak amacıyla mülk sahipleriyle iletişim kanallarının açılması ve toplum ile devlet kurumları arasındaki güveni koruyacak şeffaf bir yaklaşımla bu dosyanın süratle ele alınması istendi.

Bu eylem ilk protesto gösterisi olmayıp daha önce de benzer gösteriler düzenlenmiştir; nitekim bölge sakinlerinin mülkiyet haklarının iadesi talebiyle 24 Eylül 2026'da Rif Şam'daki Muaddamiye eş-Şam kentinde düzenlenen gösteri, 28 Ağustos 2026'da Şam ve kırsalında arazileri kamulaştırılan mülk sahiplerinin Halk Meclisi önünde gerçekleştirdiği merkezi protesto ve Mezze ile Kafr Susa bölgelerindeki "Marota City" ve "Basilia City" projeleri kapsamında arazilerin kamulaştırılması ve imara açılmasına ilişkin 66 sayılı Kararnamenin iptali için yinelenen protestolar bunların başlıcalarıdır.

Bu gelişmeler, Esed rejimi tarafından çıkarılan kamulaştırma ve imar düzenleme mevzuatını ve kararnamelerini yeniden gündeme taşımaktadır. Bunların başında 1983 tarihli ve 20 sayılı Kamulaştırma Kanunu, 2000 tarihli ve 26 sayılı Kanunla değişik 1979 tarihli ve 60 sayılı Kentsel Genişleme Kanunu, 2012 tarihli ve 66 sayılı Kararname ve 2018 tarihli ve 10 sayılı Kanun gelmektedir; bu düzenlemeler arsa düzenlemesi, kentsel genişleme ve mülkiyet haklarına farklı derecelerde müdahale eden mevzuatlardır. Özellikle Genel Konut Kurumu'nun, kurtuluşun ilk günlerinden bu yana söz konusu kanun ve kararnamelerin iptal edilmesini talep eden çağrıları bariz biçimde göz ardı ederek, arsa sahiplerini dahil etmeksizin kamulaştırılan birtakım arazileri yatırıma açması bu durumu pekiştirmektedir.

Rif Şam Valiliği bu konunun ele alınışına ilişkin tutumunu belirten bir açıklama yapmadığı gibi Genel Konut Kurumu da herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Nitekim Rif Şam Valiliği'nin 13 Mart 2025'te kamulaştırma durumunu incelemek ve hakları sahiplerine iade etmek üzere bir komisyon kurulduğunu duyurmasına rağmen sahada hiçbir icrai adım atılmamış ve bu meselenin askıda bırakılması mevcut halk protestolarının tırmanmasına yol açmıştır.

Halka adil davranılmasını ve hakların sahiplerine iadesini talep eden protestolara yönelik artan toplumsal destek ortamında arsa sahiplerinin taleplerinin göz ardı edilmeye devam edilmesi gerilimi daha da tırmandırabilir. Bu durum, elektrik ve akaryakıt fiyatlarının artırılmasına ilişkin bir dizi kararın ve yaşam standardıyla ilgili birçok iç meselenin göz ardı edilmesinin ardından gerilemeye başlayan hükümet kurumlarına yönelik güvensizliği de pekiştirebilir. Meselenin mahiyeti, çözümünün arsa sahipleri ile hükümet kurumları arasında yasal ve katılımcı bir süreç gerektirebileceğini göstermektedir; bu süreç başlıcaları şunlar olan bir dizi adımı içerebilir:

●     Kamulaştırılan araziler üzerinde yürütülen tüm yatırım projelerinin derhal durdurulması.

●     Hukuk ve ekonomi uzmanları, arsa sahiplerinin temsilcileri ve Yüksek Fetva Meclisi üyelerini içerecek şekilde, Kamulaştırma Kanunu ve 66 sayılı Kararnameyi ele almak üzere başkanlık kararnamesiyle bir komisyon kurulması.

●     Hak talebi sürecini koordine etmek ve kamulaştırılan arazi sahiplerinin mağduriyetini gidermek amacıyla arsa sahiplerini temsil eden bir komite kurulması.

●     Halk Meclisi bünyesindeki kamulaştırma ve kentsel düzenleme projelerinden sorumlu komisyona bağlı olarak belgeleri inceleyecek bir komisyon kurulması.

●   Esed rejimi mirası olan Kamulaştırma Kanunu ve 66 sayılı Kararname gibi yasaların süratle iptal edilmesi, kamulaştırılan araziler üzerinde yatırım projelerinin kurulması ve tamamlanmasında dayanak alınan hukuki sonuçlarının, Halk Meclisi'nin 16 Eylül 2026'da Terör Mahkemesi'ni lağvedip verdiği hükümleri düşürmesi örneğinde olduğu gibi giderilmesi.

●     Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Heyeti'nin çalışmalarının, kamulaştırma kanunları ile 66 sayılı Kararnamenin sonuçlarının giderilmesini de içeren ekonomik adalet dosyasıyla bağlantılı olması nedeniyle Geçiş Dönemi Adaleti Kanunu'nun çıkarılmasının hızlandırılması.

●     Üzerinde yatırım projeleri inşa edilmiş olan kamulaştırılmış arazi sahiplerine maddi tazminat ödenmesi ve zararlarının telafi edilmesine ilişkin kanun tasarısının kabul edilmesi.

●   Kamulaştırılan araziler konusunu çözüme kavuşturan Arap ülkelerinin deneyimlerinden yararlanılması ve bunun, zararın telafisi ile mağdurun hakkının teslimi mekanizması doğrultusunda hakları sahiplerine iade eden yasal bir sistemin inşasına katkı sağlaması.

Sonuç olarak, Esed rejimi dönemi mevzuatının ele alınıp çözüme kavuşturulması; Suriye toplumunun fertleri ile hükümet kurumları arasında güven ortamının tesis edilmesine, pozitif sosyal sermayenin yeniden inşa edilmesine ve böylece toplumsal adalet ile toplumsal güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayan temel meselelerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Araştırmacılar